Prof.Dr. Erdoğan Okuş
1962-2006

 Giriş
 Oceanos
 Proje sonuçları
 Veri tabanı
 Proje ekibi
 Fotoğraflar
 Yayınlar
 Bağlantılar
 Görseller
 İletişim

Oceanos-Datca
Projesi Web Sayfası

 

!

   Web sitesinde sunulan verilerin doğrudan kullanım hakkı T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı, Özel Çevre Koruma Kurumu'na ve İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü'ne aittir. Kaynak gösterilerek kullanılması durumunda aşağıdaki yayına atıfta bulunulması gerekmektedir.

   "OKUŞ E.,  YÜKSEK A., YOKEŞ B., YILMAZ İ.N., ASLAN-YILMAZ A., KARHAN S.Ü., DEMİREL N., DEMİR V., ZEKİ S., TAŞ S., SUR H.İ., ALTIOK H., MÜFTÜOĞLU A.E., BALKIS N., AKSU A., DOĞAN E., GAZİOĞLU C. (2006). Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesinin Kıyı ve Deniz Alanlarının Biyolojik Çeşitliliğinin Tespiti Projesi Final Raporu, (Sunulan Kuruluş, T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı) ISBN:975-8273-91-4"

Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesinde denizel biyoçeşitliliğin tespiti amacı ile 306 km2 denizel alanın, ~220 km lik kıyı şeridinde, supralittoral zonundan başlıyarak 55 m derinliğe kadar olan sahada, toplam 75 gün boyunca 309 SCUBA ve 128 serbest dalış gerçekleştirilmiştir. Ayrıca türlerin dağılım alanları hakkında ekosisteme ait veriler toplamak amacı ile her üç dönemde de toplam 16 istasyonda fiziksel, kimyasal ve biyolojik ölçümler yapılmıştır (Gerekli görülmesi üzerine Akbük Koyun’a 3. seferde 1 ek istasyon daha konulmuştur).

Yapılan fiziksel ölçümler kapsamında, bölge değişken rüzgarların etkisi altında olduğu, su tabakalaşmasının sıcaklık kontrolünde olup tuzlulukta, yüzey girdileri hariç, hafif değişimler olduğu saptanmıştır. Girintilerin fazla olduğu, ağzı sirkülasyona imkan vermeyen koylarda su yenilenmesinin düşük olduğu hesaplanmıştır (Andızlı Koyu).

Askıda katı maddenin su kolonunda en yoğun olduğu bölgeler genellikle yüzey suyunda olup bu durum, azmakların körfezde oldukça etkili olduğunu göstermektedir.

Çözünmüş oksijen değerleri genel olarak yüzey suyunda yüksektir. Besin elementleri bakımından, Gökova ÖÇK Bölgesi, Güney Ege’deki oligotrofik yapıya benzer dağılımlar göstermekle birlikte drenaj sahası olması nedeniyle özellikle yerleşim ve tarım faaliyetlerinden kaynaklanan atıksuların azmaklara karıştığı Akyaka ve Karacasöğüt’te değerler yükselmektedir. Tüm bölgede silikat değerleri yoğun tatlısu taşınımları nedeniyle yüksektir.

Bölgede klorofil a ve toplam organik karbon verileri incelendiğinde Akdeniz’in genel yapısına uygun olarak oligotrofik özelliklerin hakim olduğu saptanmıştır. Ancak dere ağızları ve tekne turizminin yoğun olduğu bölgelerde artan insan faaliyetlerine bağlı olarak ilave besin elementi girişimleri sonucunda üretimde artışlar gözlenmektedir.

Suda çözünmüş metal (Fe, Mn, Pb, Cu, Cd ve Hg) içerikleri genel olarak deniz suyunda kabul edilebilir limitlerin oldukça üzerindedir. Yüksek değerler esas olarak bölgenin gerisindeki mineral zonlarından olan taşınımlarla ilişkilidir. Askıda katı maddede metal içerikleri çözünmüş formlarına benzer şekilde deniz suyunda kabul edilebilir limitlerin üzerindedir. Yüzey sedimentlerinde Cr, Ni ve Fe içerikleri şeyl ortalamasının üzerindedir. Yüksek değerler mineral zonlarından olan taşınımlara ve karasal kaynaklı antropojenik (evsel + endüstriyel) girdilere işaret etmektedir. Yüzey sedimentlerinde toplam fosfor içerikleri genel olarak şeyl ortalamasının altında olup, şeyl ortalaması üzerindeki değerler tarım alanlarından nehirlerle olan taşınımlardan kaynaklanmaktadır.

Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde üç dönemde gerçekleştirilen su kalitesi çalışmaları, bazı problemli noktalar hariç bölgenin bakteriyolojik açıdan Akdeniz’in en temiz sahalarından biri olduğunu göstermektedir. Ancak çalışma alanında özellikle yerleşimin yoğunlaştığı Akyaka’da ve yaz aylarında tekne trafiğinin yoğun olduğu Çam Limanı, İngiliz Limanı gibi koylarda bakteriyolojik kirlilik indikatörleri tespit edilmiştir.

ÖÇK Bölgesi’nde gerçekleştirilen fitoplankton çalışmalarında toplam 101 tür/grup tespit edilmiştir. Bölgede toplam biyokütle düşük olmakla birlikte tür çeşitliliği yüksek olup, bu durum genel Akdeniz özelliklerini göstermektedir.

Gökova ÖÇK Bölgesinde zooplankton tür çeşitliliği yüksek olup, üç dönemi kapsayan çalışmada toplam 110 tür/grup tespit edilmiştir. Sonuçlar, düşük biyokütleye sahip olmakla birlikte bazı kirlilik indikatörü türlerinin de bulunduğunu göstermektedir.

Balık yumurta larvaları üstüne yapılan araştırmada bölgede yoğun yumurta ve larva dağılımı tespit edilmiştir. Özellikle Haziran ayında yapılan örneklemelerde yoğunluk daha yüksektir. Dalışlarda yapılan gözlemlerde de larva dağılımının özellikle çayır ve kayalık ortamların yüksek olduğu bölgelerde göreceli olarak yüksek yoğunlukta olduğu gözlenmiştir. Özellikle labrid ve sparid larvalarının yoğun olduğu gözlenmiştir. Yine bu bölgelerde sıklıkla yavru lahozlara da rastlanmıştır. Genel olarak saha balıkların yumurtlama ve gelişimi için uygun bir ortam olduğundan dolayı gelecek stokların devamlılığı için rezerv alan olarak önerilmiştir.

Gökova ÖÇK Bölgesi’nde yapılan biyoçeşitlilik çalışmalarında 19 sistematik gruba ait 723 makroskobik tür tanımlanmıştır. Bölgede floraya ait 73 makroalg, 6 deniz çayırı türü tespit edilmiştir. Faunaya ait 17 sistematik gruptan 41 Porifera, 30 Cnidaria, 3 Ctenophora, 11 Plathelminthes, 3 Nemertini, 1 Echiura, 3 Sipuncula, 236 Mollusca, 47 Arthropoda, 28 Polychaeta, 46 Bryozoa, 37 Echinodermata, 19 Tunicata, 136 Pisces, 2 Reptilia, 1 Mammalia olmak üzere toplam 644 makroskobik tür tanımlanmıştır. Sistematik gruplar içinde en çok tür sayısı Mollusca ve Pisces’a aittir. Bu türlerden 33 ü Türkiye için, 8 i Ege Denizi kıyılarımız için ilk kayıttır.

Gruplar bazında ortalama görülme ve ortalama birey sayısı değerleri incelendiğinde deniz çayırlarını da kapsayan Tracheophyta grubunun ortalama görülme frekansı tüm gruplar içinde 28.65 ile en yüksektir. Faunaya ait grupların kendi içinde değerlendirilmesiyle ortalama görülme frekansı en yüksek gruplar sırasıyla Porifera, Echinodermata ve Pisces’dır. Ortalama birey sayıları açısından ise en yüksek gruplar sırasıyla Echinodermata, Porifera ve Pisces’dır.

Gökova ÖÇK Bölgesinde elde edilen makro flora ve fauna örneklerin değerlendirilmesinde ulusal mevzuat ve uluslararası Sözleşmelerin eki protokoller dikkate alınmıştır. Tespit edilen türler, Akdeniz havzasında koruma altında bulunan doğal alanların envanterini çıkartabilmek için oluşturulmuş olan UNEP (OCA)/MED WG. 167/4 Annex III’te verilen Standart Bilgi Giriş Formuna (SDF) işlenmiştir. İlk olarak bölge tanımlanmış ve lokasyonu forma işlenmiştir.

Proje Kapsamında Akdeniz de soyu tehlike altına girmiş ve Türkiye’nin de taraf olduğu Bern ve Barselona Sözleşmelerince ve “1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu/Su Ürünleri Sirküleri” ile “Kıyı Kanunu” gibi ulusal mevzuatla koruma altına alınmış türlerin ÖÇK bölgesindeki dağılım alanları ve tehdit unsurları araştırılmıştır. İki yıllık çalışma sonucunda, Gökova ÖÇK bölgesinin koruma statüsünde olan toplam 34 türü barındırdığı tespit edilmiştir. Bu türlerin tüm ÖÇK bölgesi içindeki dağılımları, önem durumlarına ve baskınlıklarına göre; ilave olarak tüm türlerin bölgedeki dağılımları geliştirilmiş IUCN kriterleri ile haritalanmıştır.

Bölgede fasiyes oluşturan önemli türlerin dağılım haritaları oluşturulmuş ve kapladıkları alanlar hesaplanmıştır. Buna göre; Posidonia oceanica 6.9 km2, Cymodocea nodosa 3.9 km2, Halophila stipulacea 2.9 km2, Caulerpa racemosa 0.68 km2, Osmundaria volubilis 0.34 km2 Flabellia petiolata 0.16 km2, alan kapladıkları tespit edilmiştir. Bulgular, bu türlerden Akdeniz havzasında koruma altında bulunan Posidonia oceanica’nın birinci sırada en önemli tür olarak oldukça sağlıklı fasiyesler oluşturduğunu ve bu türün tek başına bölgenin özel koruma statüsünde olması için yeterli olduğunu ortaya konmuştur. Datça-Bozburun ÖÇK bölgesi ile karşılaştırıldığında, Gökova ÖÇK Bölgesi’nde C. racemosa’nın üçüncü sıraya gerilemiş olması dikkat çekicidir.

Ayrıca bölgede 26 yabancı denizsel tür tespit edilmiştir. Bu türlerin hepsi Doğu Akdeniz kıyılarımızda geniş bir dağılıma sahiptir. Fakat bazıları (Charybdis hellerii, Thalamita poissonii, Portunus pelagicus, Micippa thalia, Melicertus hathor, Ergalatax obscura, Chelidonura fulvipunctata ve Dendrostrea frons) Ege Denizi kıyılarımızda ilk defa bu çalışma kapsamında kaydedilmiştir.

İki yıllık çalışma kapsamında elde edilen veriler ışığında, bölgede tür çeşitliliğini etkileyen sorunlar ve ekosistemin korunması için alınması gereken önlemler rapor kapsamında sunulmuştur.

ÖÇK bölgesi kapsamında bulunan, Akdeniz’de bilinen tek yavrulama alanı olan Boncuk Koyu’nda kumsal köpekbalığının (Carcharhinus plumbeus) dağılımı araştırılmış ve bu konuda alınması gereken önlemler bu rapor kapsamında oluşturulmuştur.

Özellikte tekne turizminin yoğun olduğu ÖÇK Bölgesi’nde hassas ekosistem yapısının insan faaliyetleri sonucunda ilave yükler ile geri dönüşü zor hatta imkânsız hasar göreceği ve bazı bölgelerde (Akyaka, Akbük, Çam Limanı, Sedir Adası) bu durumun ortamı tehdit eder boyutlara yaklaştığı saptanmıştır.

Çalışma alanında mevcut katı atık, demirleme, yerleşim, turistik yapılar ve kıyı dolguları haritalanmış ve bunların biyolojik çeşitliliğe etkileri incelenmiştir. Akyaka, Çam Limanı, Sedir Adası, Karacasöğüt, İngiliz Limanı, Tuzla Koyu, Hırsız Koyu ve Yediadalar’da başta turizm olmak üzere insan faaliyetleri sonucu yoğun tahribat oluştuğu saptanmıştır. Ayrıca ortamda balıkçılar tarafından terk edilen kafes ve ağların hedef dışı avcılığı devam ederek pek çok türün ağlara takılarak çürümesi sonucunda ortamda ayrı bir habitat tahribatı oluştuğu tespit edilmiştir. Bu nedenle yerleri tespit edilen ağ ve kafeslerin bir proje ile ortamdan uzaklaştırılması önerilmiştir.

Bölgede balık çiftliklerinin biyoçeşitliliğe etkileri araştırılmış, Andızlı koyunda habitat tahribatının yüksek olduğu ve çiftliğin en kısa zamanda başka bir noktaya taşınması önerilmiştir. Bunun yanında Karaca Ada civarına yerleştirilmiş çiftlikte ise henüz bir sorunla karşılaşılmamıştır.

ÖÇK bölgesinde başta gırgır tekneleri ile olan avcılık olmak üzere avcılığın biyoçeşitliliğe etkisinin araştırılması amacı ile özellikle yerel balıkçılar ile anket çalışmaları yürütülmüştür. Bu çalışma ile dalış çalışmaları sırasında gerçekleştirilen tespitler ışığında bölgede koruma altındaki bazı balık ve deniz canlılarına yönelik seçici avcılık baskısının oldukça yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle orfoz, lahos, akya, eşkina, böcek, karavida, kum köpekbalığı vb. türlere yönelik avcılık baskısının kontrol altına alınması ile ilgili öneriler geliştirilmiştir.

Arıcak raporda Gökova ÖÇKB de özellikle Akyaka’da görüldüğü gibi hızla gelişen yeni yerleşim alanlarının arazi, kıyı kullanımı ve deşarj sistemlerinin alıcı ortam olan denize zarar vermemesi için gerekli planlamaların yapılması şiddetle önerilmiştir. Aynı şekilde potansiyel gelişme noktaları olarak belirlenen Karacasöğüt, Akbük, İngiliz Limanı, Ayın Koyu gibi alanlarda ileri dönük yerleşim ve koruma planlarının en kısa zamanda bölgede uygulanabilir hale dönüştürülmesi gerekmektedir.

İki yıl süren biyoçeşitlilik çalışmaları, bölgede tespit edilen bazı aksaklıklara ve noktasal sorunlara rağmen Gökova ÖÇK’nin Bölgesinin gelecek nesillere aktarılabilecek bir miras olduğu ve bu zenginliklerin tüm ülkenin ve hatta tüm dünyanın ortak malı olarak değerlendirilerek korunmasının gerekliliğini göstermektedir.