|
Deniz için yaşamak…..
Türkiye’de deniz bilimleri ve çevre
konusunda çok önemli araştırmalar yürüten Prof. Dr. Erdoğan Okuş’u 9 Nisan
2006 Pazar günü görevi başındayken kaybettik. Yeşilırmak’ın denize
döküldüğü noktadan örnek almak için balıkçı reisi Remzi Hendem ile, R/V
Arar gemisinin 3 m boyundaki filikasıyla nehir ağzına girdikleri sırada
meydana gelen kazada Remzi Hendem yarı baygın olarak kurtarılırken, Prof.
Okuş tüm çabalara karşın hayata döndürülememiştir.
Ordu’nun Korgan ilçesine bağlı küçük bir
dağ köyünde dünyaya gelen Prof. Okuş ilkokula başlamadan önce ailesiyle
beraber İstanbul’a göç etti. Özellikle babaannesinin “Bu çocuk çok
çelimsiz bunu İstanbul’a götürmeyin, ben bakarım” demesini her zaman
tebessümle anlatırdı. İstanbul Üsküdar’da tek göz bir evde yaşamaya
başlayan Okuş ailesinin tek oğlu olan Prof. Okuş ilkokulu bitirdikten
sonra babasının ticaret okuması yönündeki isteğine rağmen Beykoz Su
Ürünleri Meslek Lisesi’ne girdi. Türkiye’de kendi konusundaki en iyi
okullardan biri olan Beykoz Su Ürünleri Meslek lisesinde Türk ve Japon
hocalarından aldığı eğitimin altyapısının çok önemli bir kısmını
oluşturduğunu her fırsatta dile getirir ve Meslek Liseleri’nde gittikçe
kötüleşen eğitim sisteminden yakınırdı. Meslek Lisesini birincilikle
bitirmesinin ardından Türk Bilim Dünyası için büyük bir kayıp olan ve Su
Ürünleri Fakültelerinin kurulmasıyla YÖK tarafından kapatılan Ege
Üniversitesi Biyolojik Oşinografi Bölümü’nde lisans eğitimine başladı.
Deniz Biyolojisi alanında önde gelen bir çok hocadan ders alma fırsatını
bulan Prof. Okuş’un dalışa ilgi duyması yine bu döneme denk gelmektedir
.

Hocalarının İzmir’de kalması yönünde
tekliflerine rağmen İstanbul’a ailesinin yanına dönen Prof. Okuş İstanbul
Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Coğrafya Enstitüsü’nde yüksek lisans
eğitimine başladı. Marmara Adaları’nın makrobentik tür çeşitliliği üzerine
tamamladığı tez çalışmasının ardından aynı enstitüde doktora çalışmalarına
başladı. Bu arada T.C. Donanması Çubuklu Dalgıç Okulu’nun sivillere de
yeni olarak açmaya başladığı “Kurbağa Adam” kursuna katıldı ve bu zorlu
askeri eğitimi birincilikle tamamladı. Artık adı İ.Ü. Deniz Bilimleri ve
İşletmeciliği Enstitüsü olan enstitüsünde Doktora eğitimini yarım
bırakarak İngiltere’nin Swansea kentinde University of Wales, University
College of Swansea, School of Biological Sciences, Marine Biology
Department’da tamamlayıp yurda döndü. Doktora eğitimi sırasında Swansea’de
Türk Cemiyeti’ni kurdu ve bu şehirde eğitim gören Türkler arasında bir
köprü kurulmasını sağladı. İngiltere’de de dalış çalışmalarına devam eden
Prof. Okuş, ayrıca Türkiye’de eksikliğini fark ettiği konular üzerine
düzenlenen eğitimlere de katılmak için yoğun çaba sarf etti.
Denizlerdeki
petrol kirliliğinin tespiti ve önlenmesine yönelik katıldığı programlar
yurda dönüşünden sonra Türkiye’nin uluslararası platformda haklarını
savunmasının önünü açtı. 14 Mart 1994’te İstanbul Boğazı’nın Karadeniz
girişinde meydana gelen NASIA tanker kazası Türkiye’nin
zararlarının tamamını tazmin edebildiği ilk tanker kazası ve Enstitü’nün
yürüttüğü ilk kapsamlı proje oldu. Hemen akabinde 13.02.1997’de meydana
gelen TPAO ve 29.12.1999’da meydana gelen VOLGONEFT-248
kazalarının zararları enstitü bünyesinde oluşturulan ve artık iyice
tecrübe sahibi olan bilimsel ekiple en alt seviyelere çekildi. Valilik
bünyesinde oluşturulan komisyonlarda aktif görev yapan Prof. Okuş bu
olaylardaki hakimiyetiyle çok geçmeden deniz ticareti ve kazaları ile
ilgili camiada saygı duyulan bir isim oldu. Petrol kirliliğine yol açan
kazaların yanı sıra gemilerin batmasıyla sonuçlanan diğer kazalarla ilgili
komisyonlara da davet edilen Prof. Okuş batan gemilerin çıkartılması
yönünde büyük uğraş verdi. Son yıllarda gelinen noktada batan gemilerin
çıkartılması ve ekolojik hasarın bertarafı konusunda Valilik bünyesinde
kurulan komisyonlar hızlı ve etkin kararlar vermeye başlamıştı.
Prof. Okuş’un deniz biyoloğu/ekoloğu olarak
yürüttüğü çalışmaların başında kamuoyu tarafından da yakından takip edilen
Haliç ve İstanbul Boğazı gelmektedir. Sadece Türkiye’nin değil Avrupa’nın
da sayılı uzun dönemli izleme projelerinden olan ve 10 yılı aşkın süredir
devam eden İSKİ Su Kalitesi İzleme Çalışması E. Okuş’un ön
sıralarda olduğu çekirdek bir kadro tarafından büyük özverilerle
yürütülmüştür. Haliç ve İstanbul Boğazı’nda bugün gelinen nokta yerel
yönetimlerin ve akademik kurumların koordineli çalışmalarının sonucunun en
güzel örneğidir. Haliç’in rehabilitasyon sürecinin en iyi şekilde
işlendiği uluslar arası ödüllü Haliç Yaşıyor belgeseli
kapsamında gerçekleştirilen dalışlara liderlik eden Prof. Okuş tüm
Türkiye’nin dikkatini yanı başımızdaki Haliç’e çekmeyi başarmıştı.
Haliç’te kazanılan bu başarının ardından son yıllarda tüm İstanbul
kıyılarında yürüttüğü mikrobiyolojik kirlilik izleme çalışması ve Marmara
Denizi genelinde gerçekleştirilen kirlilik araştırmaları da kamuoyunu
yakından ilgilendiren sonuçlara imza attığı çalışmalardandır.
Prof.
Okuş’un hedeflerinden biri de akademisyenlerden oluşan profesyonel bir
dalış ekibi kurmak ve bu işin eğitiminde öncü olmaktı. Son yıllarda
gerçekleştirdiği Datça ve Gökova biyolojik çeşitlilik tespit
çalışmalarında bu hedefine büyük oranda ulaştı. Hoca’nın arkasında
bıraktığı Oceanos ekibi bu alanda Türkiye’deki en tecrübeli ekiptir. Datça
ve Gökova çalışmalarında elde edilen bulgular bu bölgelerin Akdeniz
ekosistemi için önemine ışık tutarken bir yandan da deniz çayırlarını
tehdit eden unsurları ve kapalı koylara kurulan balık çiftliklerinin
ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerini gözler önüne sermiştir. 2004
yılında tamamlanan Datça projesi sonunda oluşturulan belgesel, bugün pek
çok kuruluşun deniz ile ilgili eğitim seminerlerinde kaynak olarak
kullanılmaktadır.
Prof. Dr. Erdoğan Okuş Enstitü bünyesinde
yürüttüğü çalışmaların yanı sıra Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNDP)
bir alt kolu olan Küresel Çevre Organizasyonu’nun (GEF) Karadeniz
bölümünde Türkiye’yi temsil ediyordu. Hayatını kaybetmesine neden olan
kaza da kendisinin yıllar süren uğraşları sonucu altyapısı tamamlanıp 2004
yılında başlatılan Karadeniz Kirlilik İzleme Projesi’nde meydana
gelmiştir. Bu çalışma tamamlandığında, Türkiye’nin Karadeniz kıyılarında
mevcut kirlilik ve ekosistem yapısı ilk kez bir bütün olarak ortaya
konacak ve mevcut sorunlar için gerekli önlemlerin alınmasında sorumlu
kurumların bilimsel verilere dayanarak en uygun biçimde çalışması
sağlanacaktır.
Yaptığı çoğu çalışmada Türkiye’de ilkleri
başlatan Prof. Dr. Erdoğan Okuş ironik bir şekilde yine bir ilki
oluşturmuş ve Türk Deniz Bilimleri camiasının ilk şehidi olmuştur.
Çalıştığı tüm insanların kalbinde taht kuran Prof. Okuş, gemicisinden
asistanına, profesöründen teknisyenine kadar herkes tarafından
çalışkanlığı, açık sözlülüğü ve sabrı ile tanınıyordu. Fedakarlığı,
yetiştirmeye çaba sarf ettiği gençlere hep örnek olan ve eriştiği
profesörlük mertebesine rağmen çevresindekilere daima kendisinin de
onlardan biri olduğunu hissettiren bu çok özel insan en büyük hayali olan
gençlerden kurulu ekibinin ve çalışma arkadaşlarının gözünde daima yeri
doldurulamayacak bir lider olarak kalacaktır.
 |