Prof.Dr. Erdoğan Okuş
1962-2006

 Giriş
 Oceanos
 Proje sonuçları
 Veri tabanı
 Proje ekibi
 Fotoğraflar
 Yayınlar
 Bağlantılar
 Görseller
 İletişim

Oceanos-Datca
Projesi Web Sayfası

   

       Deniz için yaşamak…..

Türkiye’de deniz bilimleri ve çevre konusunda çok önemli araştırmalar yürüten Prof. Dr. Erdoğan Okuş’u 9 Nisan 2006 Pazar günü görevi başındayken kaybettik. Yeşilırmak’ın denize döküldüğü noktadan örnek almak için balıkçı reisi Remzi Hendem ile, R/V Arar gemisinin 3 m boyundaki filikasıyla nehir ağzına girdikleri sırada meydana gelen kazada Remzi Hendem yarı baygın olarak kurtarılırken, Prof. Okuş tüm çabalara karşın hayata döndürülememiştir.

Ordu’nun Korgan ilçesine bağlı küçük bir dağ köyünde dünyaya gelen Prof. Okuş ilkokula başlamadan önce ailesiyle beraber İstanbul’a göç etti. Özellikle babaannesinin “Bu çocuk çok çelimsiz bunu İstanbul’a götürmeyin, ben bakarım” demesini her zaman tebessümle anlatırdı. İstanbul Üsküdar’da tek göz bir evde yaşamaya başlayan Okuş ailesinin tek oğlu olan Prof. Okuş ilkokulu bitirdikten sonra babasının ticaret okuması yönündeki isteğine rağmen Beykoz Su Ürünleri Meslek Lisesi’ne girdi. Türkiye’de kendi konusundaki en iyi okullardan biri olan Beykoz Su Ürünleri Meslek lisesinde Türk ve Japon hocalarından aldığı eğitimin altyapısının çok önemli bir kısmını oluşturduğunu her fırsatta dile getirir ve Meslek Liseleri’nde gittikçe kötüleşen eğitim sisteminden yakınırdı. Meslek Lisesini birincilikle bitirmesinin ardından Türk Bilim Dünyası için büyük bir kayıp olan ve Su Ürünleri Fakültelerinin kurulmasıyla YÖK tarafından kapatılan Ege Üniversitesi Biyolojik Oşinografi Bölümü’nde lisans eğitimine başladı. Deniz Biyolojisi alanında önde gelen bir çok hocadan ders alma fırsatını bulan Prof. Okuş’un dalışa ilgi duyması yine bu döneme denk gelmektedir

.

Hocalarının İzmir’de kalması yönünde tekliflerine rağmen İstanbul’a ailesinin yanına dönen Prof. Okuş İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Coğrafya Enstitüsü’nde yüksek lisans eğitimine başladı. Marmara Adaları’nın makrobentik tür çeşitliliği üzerine tamamladığı tez çalışmasının ardından aynı enstitüde doktora çalışmalarına başladı. Bu arada T.C. Donanması Çubuklu Dalgıç Okulu’nun sivillere de yeni olarak açmaya başladığı “Kurbağa Adam” kursuna katıldı ve bu zorlu askeri eğitimi birincilikle tamamladı. Artık adı İ.Ü. Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü olan enstitüsünde Doktora eğitimini yarım bırakarak İngiltere’nin Swansea kentinde University of Wales, University College of Swansea, School of Biological Sciences, Marine Biology Department’da tamamlayıp yurda döndü. Doktora eğitimi sırasında Swansea’de Türk Cemiyeti’ni kurdu ve bu şehirde eğitim gören Türkler arasında bir köprü kurulmasını sağladı. İngiltere’de de dalış çalışmalarına devam eden Prof. Okuş, ayrıca Türkiye’de eksikliğini fark ettiği konular üzerine düzenlenen eğitimlere de katılmak için yoğun çaba sarf etti.

Denizlerdeki petrol kirliliğinin tespiti ve önlenmesine yönelik katıldığı programlar yurda dönüşünden sonra Türkiye’nin uluslararası platformda haklarını savunmasının önünü açtı. 14 Mart 1994’te İstanbul Boğazı’nın Karadeniz girişinde meydana gelen NASIA tanker kazası Türkiye’nin zararlarının tamamını tazmin edebildiği ilk tanker kazası ve Enstitü’nün yürüttüğü ilk kapsamlı proje oldu. Hemen akabinde 13.02.1997’de meydana gelen TPAO ve 29.12.1999’da meydana gelen VOLGONEFT-248 kazalarının zararları enstitü bünyesinde oluşturulan ve artık iyice tecrübe sahibi olan bilimsel ekiple en alt seviyelere çekildi. Valilik bünyesinde oluşturulan komisyonlarda aktif görev yapan Prof. Okuş bu olaylardaki hakimiyetiyle çok geçmeden deniz ticareti ve kazaları ile ilgili camiada saygı duyulan bir isim oldu. Petrol kirliliğine yol açan kazaların yanı sıra gemilerin batmasıyla sonuçlanan diğer kazalarla ilgili komisyonlara da davet edilen Prof. Okuş batan gemilerin çıkartılması yönünde büyük uğraş verdi. Son yıllarda gelinen noktada batan gemilerin çıkartılması ve ekolojik hasarın bertarafı konusunda Valilik bünyesinde kurulan komisyonlar hızlı ve etkin kararlar vermeye başlamıştı.

Prof. Okuş’un deniz biyoloğu/ekoloğu olarak yürüttüğü çalışmaların başında kamuoyu tarafından da yakından takip edilen Haliç ve İstanbul Boğazı gelmektedir. Sadece Türkiye’nin değil Avrupa’nın da sayılı uzun dönemli izleme projelerinden olan ve 10 yılı aşkın süredir devam eden İSKİ Su Kalitesi İzleme Çalışması E. Okuş’un ön sıralarda olduğu çekirdek bir kadro tarafından büyük özverilerle yürütülmüştür. Haliç ve İstanbul Boğazı’nda bugün gelinen nokta yerel yönetimlerin ve akademik kurumların koordineli çalışmalarının sonucunun en güzel örneğidir. Haliç’in rehabilitasyon sürecinin en iyi şekilde işlendiği uluslar arası ödüllü Haliç Yaşıyor belgeseli kapsamında gerçekleştirilen dalışlara liderlik eden Prof. Okuş tüm Türkiye’nin dikkatini yanı başımızdaki Haliç’e çekmeyi başarmıştı. Haliç’te kazanılan bu başarının ardından son yıllarda tüm İstanbul kıyılarında yürüttüğü mikrobiyolojik kirlilik izleme çalışması ve Marmara Denizi genelinde gerçekleştirilen kirlilik araştırmaları da kamuoyunu yakından ilgilendiren sonuçlara imza attığı çalışmalardandır.

Prof. Okuş’un hedeflerinden biri de akademisyenlerden oluşan profesyonel bir dalış ekibi kurmak ve bu işin eğitiminde öncü olmaktı. Son yıllarda gerçekleştirdiği Datça ve Gökova biyolojik çeşitlilik tespit çalışmalarında bu hedefine büyük oranda ulaştı. Hoca’nın arkasında bıraktığı Oceanos ekibi bu alanda Türkiye’deki en tecrübeli ekiptir. Datça ve Gökova çalışmalarında elde edilen bulgular bu bölgelerin Akdeniz ekosistemi için önemine ışık tutarken bir yandan da deniz çayırlarını tehdit eden unsurları ve kapalı koylara kurulan balık çiftliklerinin ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerini gözler önüne sermiştir. 2004 yılında tamamlanan Datça projesi sonunda oluşturulan belgesel, bugün pek çok kuruluşun deniz ile ilgili eğitim seminerlerinde kaynak olarak kullanılmaktadır.

Prof. Dr. Erdoğan Okuş Enstitü bünyesinde yürüttüğü çalışmaların yanı sıra Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNDP) bir alt kolu olan Küresel Çevre Organizasyonu’nun (GEF) Karadeniz bölümünde Türkiye’yi temsil ediyordu. Hayatını kaybetmesine neden olan kaza da kendisinin yıllar süren uğraşları sonucu altyapısı tamamlanıp 2004 yılında başlatılan Karadeniz Kirlilik İzleme Projesi’nde meydana gelmiştir. Bu çalışma tamamlandığında, Türkiye’nin Karadeniz kıyılarında mevcut kirlilik ve ekosistem yapısı ilk kez bir bütün olarak ortaya konacak ve mevcut sorunlar için gerekli önlemlerin alınmasında sorumlu kurumların bilimsel verilere dayanarak en uygun biçimde çalışması sağlanacaktır.

Yaptığı çoğu çalışmada Türkiye’de ilkleri başlatan Prof. Dr. Erdoğan Okuş ironik bir şekilde yine bir ilki oluşturmuş ve Türk Deniz Bilimleri camiasının ilk şehidi olmuştur. Çalıştığı tüm insanların kalbinde taht kuran Prof. Okuş, gemicisinden asistanına, profesöründen teknisyenine kadar herkes tarafından çalışkanlığı, açık sözlülüğü ve sabrı ile tanınıyordu. Fedakarlığı, yetiştirmeye çaba sarf ettiği gençlere hep örnek olan ve eriştiği profesörlük mertebesine rağmen çevresindekilere daima kendisinin de onlardan biri olduğunu hissettiren bu çok özel insan en büyük hayali olan gençlerden kurulu ekibinin ve çalışma arkadaşlarının gözünde daima yeri doldurulamayacak bir lider olarak kalacaktır.